| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

saglık

Yazılar arşiv 11.2008 Other entries in 2008-11 resimler , videolar

Benim de kilo sorunum var

benim de kilo sorunum var  , kilo kaybı için gayret gösteren okurlarımız "bu işin daha kolay bir yolu yok mu?" diye soruyor

Kilo kaybı için gayret gösteren okurlarımız "Bu işin daha kolay bir yolu yok mu?" diye soruyor.

Kilo kaybı için gösterilen gayretler (hele bir de uzun süreli ise) yorucu olabiliyor. Üzülmeyin! Kilo vermenin kolay başarılacak bir iş olmadığını çok iyi biliyorum, çünkü bu sorunu ben de yaşadım.

15 yıl kadar önce 15 kilo vererek sağlıklı bir kilo aralığına girdim. Çok kolay kilo aldığım için, kilomu korumada zaman zaman hálá zorlanıyorum. Buna rağmen kilomu hiç bıkmadan izliyorum. Diyet uzmanlarının önerilerini de http://preview.hurriyet.com.tr/preview/image.aspx?picid=6362581dikkate alıyorum.

KARMAŞIK DİYETLERE GEREK YOK

Son yıllarda sağlık değerlendirmelerinin içine kilo ölçümü ve bel çevresi tayinleri de girdi. Doktorlar tansiyonunuz, nabzınız, solunum sayınız ve kalp atışlarınızı kayıt altına alırken, mutlaka kilonuz ve bel çevrenizi de not ediyor. Çünkü bel çevresi kadında 90, erkekte 100 cm üzerine çıkınca, sağlık riskindeki artış katlamalı olarak büyüyor.

Kısacası kilo konusu -özellikle bel çevresi kalınlaşması söz konusu ise- kozmetik bir konu olmaktan çıktı. Daha genç ve sağlıklı görünmek bir yana, ileride karşınıza çıkabilecek olan birçok hastalıktan korunmak için de (kalp krizleri, felçler, şeker hastalığı, tansiyon yükselmeleri) belinizi inceltmek zorundasınız.

Yeni yapılan birkaç çalışma, hepimizin yüzünü güldürecek sonuçlar ortaya koydu. Kilo vermek için öyle çok karmaşık diyetler yapmaya pek gerek olmadığı anlaşılıyor. Yapılması gereken iki temel değişim, sorunun en azından yarısını çözmenize yetiyor: Biraz egzersiz ve biraz da porsiyon büyüklüklerini sınırlamak!

HER GÜN YÜRÜYÜN

Araştırmalar, her gün 30-35 dakika sıkı yürüyüş yapmanın kilo kontrolünde müthiş bir avantaj sağladığını gösteriyor. Yürüyüşün tempolu olması, orta yaşlı kadın ve erkek için dakikada 110-120 adımdan daha az atılmaması önemli. Eğer yeni yürüyüşe başlayan veya tansiyonu, kalbi, şekeri olan biriyseniz ya da dizlerinizde ve belinizde bazı problemler varsa 80-100 adımı tutturmanız da yeterli olabiliyor. Adım sıklığınızı zaman içinde yavaş yavaş artırıyorsunuz.

Yürüyüşlerin sabah aç karna ya da akşam saatlerinde yapılması arasında pek fazla fark yok. Ama son yıllarda akşam yürüyüşlerinin bel çevresini eritmede daha etkili olduğunu gösteren gözlemler var.

Düke Üniversitesi ve Cooper Sağlık Enstitüsü'nde yapılan çalışmalar, her gün yapılan yarım saatlik yürüyüşlerin kilo kontrolünde büyük bir başarı sağladığını gösteriyor. Eğer egzersizin olumlu etkilerinden daha fazla yararlanmak istiyorsanız, direnç egzersizlerini de yapmanızda fayda var. Güç artırıcı egzersizler, kasları geliştirdiği için kalori yakma hızınızı artırıyor, metabolizmanızı hızlandırıyor.

PORSİYONLARI KÜÇÜLTÜN

Porsiyonların küçültülmesi, özellikle son yıllarda büyük önem kazandı. Çünkü porsiyonlar her yıl çaktırmadan yavaş yavaş büyüyor. Kolalı içeceklerin şişe büyüklükleri 20-30 yıl öncesinin iki katına çıktı. Lokantalar ve evlerdeki porsiyonlarda da yarı yarıya büyüdü. Bu nedenle porsiyon büyüklüklerinin azaltılması kilo yönetiminin başarısı için vazgeçilmez bir şart haline geldi.

Diğer taraftan porsiyonların küçültülerek kalori kazanımının azaltılmasının sadece kilo sorununun çözümüne yardımcı olmakla kalmadığını da belirtelim. Kalori sınırlaması yaşla bağlantılı hastalıkları azaltabiliyor. Yani şekerden, tansiyondan, kalp damar hastalıklarından korunmak için de az yemek gerekiyor. Uzun sözün kısası, özellikle yaş 40'ı geçti mi can boğazdan gelmiyor, gidiyor.

Bir kez daha belirtelim; kilonuz özellikle bel çevreniz yani bel kalınlığınızı sizin için hayati bir işarettir. Takip etmeyi ihmal etmeyin.

Yoga iyi geliyor

Yoganın doğuşu, Hindistan'daki dinsel uygulamalardır. Farklı yoga tipleri varsa da en yaygın uygulanan biçimi Hatha Yoga'dır. Bu yoga tipinde solunum, vücut duruşlarına girip çıkma hareketleriyle birleştirilmektedir. Uygulanma sürecinde duruş, denge, dönme, eğilme ve bükülme gibi hareketler arasında mükemmel bir koordinasyon sağlanmaktadır. Bütün bunların dinginlik, huzur ve denge sağladığı, yeni ruhsal yolculuklara çıkmak ve farklı ruhsal deneyimler yapmak için destek sağladığı, belleği, kiloyu, beden-ruh ilişkisini belirli ölçüler içinde tutmayı kolaylaştırdığı biliniyor.

Bebekler ve Homeopati

Homeopatik ilaçların hemen hiç yan etkilerinin olmayışı bebeklere ve çocuklara güvenle uygulanmasına olanak tanımıştır.

Bezleme sırasında sık görülen "pişik" dediğimiz "eritem" şeklinde, ciltten hafifçe kabarık, kırmızı lekelerin tedavisinde "Medorrhinum 15 CH" üç gün arayla iki kez kullanıldığında yüz güldürücü sonuç elde edilir. Tekrarladığında "Calcarea carbonica ostearum" ile destek verilebilir.

Diş çıkarma dönemi hem bebekler hem de anneleri için zorlu bir süreçtir. Diş eti, kulak ve boğaz ağrısı bebeği gergin ve sinirli yapar. Uykusuzluk bu durumu daha da şiddetlendirir. Papatyadan elde edilen "Chamomilla vulgaris" bu tablonun tedavisinde en sık kullanılan homeopatik ilaçtır. Salyanın çok arttığı durumlarda "Mercurius solubilis" ve bebek her eline geçirdiğini ağzına götürüp ısırıyorsa "Phytolacca decandra" tedaviye eklenebilir.

Etkili bir tedavi için homeopatik ilaçların kullanım biçimleri bir homeopati uzmanı tarafından belirlenmelidir.

Kararında kahve faydalı olabilir

Kafein ve kahvenin fazlası sağlığa zararlı ama kahve ya da başka bir kaynaktan kazandığınız kafeinin miktarı makul ölçülerde kalırsa, bundan zarar görmeyeceğiniz, hatta bir miktar yarar bile göreceğinizi gösteren bulgular artıyor.

Araştırmalar, kilo başına 3 mg civarında kafein tüketiminin özellikle belleği desteklemekte Parkinson, Alzheimer hastalıklarının riskini azaltmada işe yarayabileceğini gösteriyor. Eğer iflah olmaz bir kahve tutkunuysanız, kararında bırakmak şartıyla bu haberi değerlendirin. Bizim önerimiz kahveye şeker koymamanız, eğer süt kullanıyorsanız az yağlı bir sütü tercih etmenizdir.

Sahura kalkmadan oruç tutmayın

Günde 4-6 öğünle beslenen bir vücudun bir anda öğün sayısının ve içeriğinin azalmasıyla oluşacak sağlık risklerini ortadan kaldırmak için iftara ayrı, sahura ayrı önem verilmelidir. İhtiyacımız olan enerji, besin öğeleri ve sıvı miktarını sadece iftar yemeğiyle karşılamak zor ve sakıncalı bir davranış olacaktır.

Bu sebeple mutlaka vücudunuzun ihtiyacı olan besin öğelerinin bir kısmını sahurda sağlamak ve oruç için hazırlanmak daha uygun ve sağlıklı olur. Besin seçimlerinizi yaparken ertesi gün harcayacağınız enerjiyi boş kalori kaynakları ile (poğaça, kek, bal, reçel, mayalı hamurlar) almanız sadece karın çevrenizdeki yağ dokusunu destekleyecektir. Sahurda bol bol su tüketmeyi ve sağlıklı besinlerden seçilmiş hafif bir öğünü tercih etmeyi unutmayın!

1. SEÇENEK: Çorba, sebze yemeği, salata, az yağlı yoğurt, kepekli veya tam buğday unundan yapılmış ekmek ve meyve.

2. SEÇENEK: Az yağlı süt, peynir, yumurta, zeytin, kepekli veya tam buğday unundan yapılmış ekmek veya pide, şekersiz meyve kompostosu. Kolesterol sorununuz varsa yumurtayı haftada 1-2 gün tüketin.

Her ramazanda kilo mu alıyorsunuz

n Sahurda yediklerinize dikkat edin! Kan şekerinizin kontrolüne yardımcı olması için düşük glisemik indeksli besinleri tercih edin.

n Pişirme yönteminiz sağlıklı olsun:

l Et yemekleri hazırlarken, yapısındaki fazla yağı pişirmeden önce mutlaka ayırın veya az yağlı etleri tercih edin.

l Tavuğun derisini pişirmeden önce veya sonra ayırın.

l Göğüs eti gibi tavuğun yağsız kısımlarını (beyaz eti) tercih edin, but, kanat gibi (siyah et) daha yağlı kısımlarını tüketmeyin.

l Fırında, ızgara veya rosto şeklindeki pişirme yöntemlerini tercih edin, kızartma yönteminden uzak durun.

l Sebze yemeklerini buharda veya haşlama yöntemi ile hazırlayın, ekleyeceğiniz sıvı yağın miktarını diyetinizdeki miktarı göz önünde bulundurarak ilave edin.

n Yağ tüketimine dikkat edin:

l Soğanı, tencereye ilave edilecek az miktarda su ile veya direkt sebzelerin içinde, yağda kavurmadan pişirin.

l Pirinç, şehriye veya bulgur gibi tahılları pişirirken taze otlarla baharatlar ve yağı alınmış tavuk suyu ile hazırlayın, üzerine yağ ilave etmezine gerek yoktur.

Uzmanlar bu diyeti tavsiye etmiyorbağırsak düzensizliği, diyet, nefes darlığı, Nigella Lawson, yumurta diyeti

İnanılması zor ama, yumurta diyetiyle 9 ayda tam 25 kilo zayıfladı. Zayıflamanın ilginç öyküsü…

Saatchi&Saatchi reklam ajansının sahibi Saatchi’nin zayıflama öyküsünü eşi Nigella Lawson (4 basınla paylaştı. Eşinin zayıflama kararı aldıktan sonra kendisinin yaptığı yemeklerden tatmadığını belirten Lawson, “Günde sadece 9 yumurta yiyerek 9 ayda 25 kilo vermeyi başardı” dedi. Eşinin sadece haşlanmış ya da az yağda pişirilmiş yumurta tercih ettiğini söyleyen Lawson, 9 yumurtayı sabah öğle ve akşam 3′er tane yediğini kaydetti. Lawson, beslenme uzmanlarının bu diyeti nefes darlığı, bağırsak düzensizliği gibi önemli problemler yaratacağı için asla tavsiye etmediğine dikkat çekti. Sabah

(Sabah)

Genç kızlar için cilt bakımı önerileri

Genç yaşlardan itibaren düzenli ve bilinçli olarak uygulanacak bir cilt bakımı, ileride oluşabilecek sorunların şimdiden önlenmesini sağlar, cildin pürüzsüz ve zinde kalmasını garantiler. Hormonal değişimle birlikte ortaya çıkabilecek sivilcelenme ve siyah nokta gibi sorunlar ise kesinlikle ihmal edilmemelidir.

Doğru bir cilt bakımı uygulamak için, öncelikle sabun kullanma alışkanlığı bir kenara bırakılmalıdır. Zira en iyisi olsa bile, sabunun kurutucu etkisi vardır ve bu etki cildin dıştan gelen tehlikeli mikroplara karşı savunmasız kalmasına neden olur. Sabun yerine temizleme sütü ve toniği kullanmak en idealidir. Çoğu genç kız alışkanlık ve yanlış bilgilendirme sonucu temizleme sütü yerine tonik kullanmaktadır.

Temizleme sütleri üst deride ve bir alt katmanda birikmiş kirlerin, deri yolu ile atılmış ifrazatların giderilmesini sağlar ve bunu cildi tahriş etmeden yapar. Tonik ise sütün kalıntılarını alır, gözeneklerin tekrar büzülmesini ve derinin bir sonraki işleme, yani krem sürmeye hazır olmasını sağlar. Temizleme etkisi ise süt gibi değildir.

Sabah ve akşam yüzü temizlemenin yanı sıra, mutlaka nemlendirici kullanılmalıdır. Sokağa çıkıldığında da nemlendirici kullanmak gerekir. Özellikle kış mevsiminin hava şartları koruyucu malzemelerin kullanılmasını gerektirmektedir.

Haftada bir ise peeling yapılmalıdır. Böylece ciltte ölü hücre ve kir birikmesi engellenir, cilt nefes alır. Eğer cilt aşırı yağlı ise haftada 2 defa peeling yapılması uygundur.

Sivilceli ciltler büyük bir özenle temizlenip tedavi edilmeli, kesinlikle ihmal edilmemelidir. Sivilcelenme sorunu, meydana geldiği andan itibaren dikkatle tedavi edilmelidir. Aksi takdirde sivilceler fark edilmeden çoğalacak ve cildin iyileştirilmesi zorlaşacaktır. Öncelikle sivilcelenmenin gerçek nedeni tespit edilmeli ve tedavi buna göre yapılmalıdır. Bunun için kesinlikle uzman bir kişinin önerisine dikkatlice uyulmalıdır.

Sivilcelenmenin ana nedenleri çoğunlukla; cildin mikrop alması, yanlış beslenme, hormonal dengesizlikler, yemek veya güneş alerjisi, ciltteki faydalı vitaminlerinin eksilmesi ve strestir. Bu nedenlerden birkaçı birarada ya da tek başına sebep olabilir; ama genelde bazıları direkt sebep iken diğerleri uyarıcıdır.

Sivilcelere ve siyah noktalara el sürmemeye özen gösterilmelidir. Unutulmaması gerekir ki, genç yaşlarda uygulanacak doğru tedaviler, cildin pürüzsüz ve canlı kalmasının başlıca temelleridir. Genç kızların çoğu, sürekli siyah nokta ve sivilcelerini sıkar ya da üzerine kapatıcı malzeme sürer. Bunlar, derinin yıpranmasına neden olur. Siyah noktalar çok özel maskelerle cilt tahriş etmeden giderilmelidir.

Sıkmak, hücrenin yapısını tekrar düzelmeyecek şekilde bozulabilir ve lekeli, açık gözenekli kalmasına neden olabilir. Sıkma işleminin ardından güneşe maruz kalması durumunda ise ciltte lekeler oluşur ve bunlar genellikle kalıcıdır. Derinin siyah nokta yapma alışkanlığı varsa ve gözenekleri büyükse, gözenek sıkıştırıcı kullanılması tavsiye edilir.
Bugünün teknolojisi, kozmetik ve dermatolojik alanda kesin sonuçlar veren tedaviler sunmaktadır.

Tedavi uzman bir kişi tarafından belirlenmeli ve takip edilmelidir. Ayrıca, beslenme de tedavi kadar önemlidir. Unutulmaması gereken bir diğer önemli nokta da, yanlış ve ucuz kozmetik ürünlerin cilt sorunlarının oluşumuna neden olduğudur.

cilt bakımı için elma ve kayısı maskesi

Cilt güzelliği için elma ve kayısı kürü

Bu maskeyi uyguladığınız andan itibaren yüzünüzdeki değişikliği hemen farkedebilirsiniz. Sivilce
ve Siyah noktalara bire bir, taptaze,pırıl pırıl ve pürüzsüz bir cilt için hemen uygulayın

gerekli malzemeler:

* 1 adet taze kırmızı sert sulu tatlı elma
* 4 adet taze kayısı (sert olacak)
* yarım çay bardağı su

yapılışı:
Elmanın kabuğunu çok ince bir tabaka halinde soyun.Çekirdeğini çıkarın, fakat çekirdeğin etrafındaki ince beyaz yumuşak kısmı çıkarmayın bir tencerenin içinde soyulmuş elma ile çekirdeklerini çıkardığınız kayısıları
( kayısılar kabuklu olacak) ve yarım çay bardağı suyu kısık ateşte 6-7 dakika ağır ağır kaynatın. daha sonra blenderden geçirip ılınınca yüz ve dekolte bölümlerine sürün.Yarım saat sonra normal su ile yıkayın.

Bu kürü uyguladıktan ilk 10 dakika içinde gözle görülür olumlu değişimi sizde hemen fark edeceksiniz.

DİKKAT: Bu kürü haftada sadece 1 kez uygulayın.1 den fazla uygulamayınız

Daha Güzel Görünen Dudaklar

daha güzel görünen dudaklar , pudralayın , rujunuzu yenileyin , sonra pamuklu çubuğun ucuna bir parça fondötene batırıp lekeleri kapatın

Rujunuz dudak kenarlarınıza mı taştı?
Önce çubukla taşan kısımları temizleyin; sonra pamuklu çubuğun ucuna bir parça fondötene batırıp lekeleri kapatın, pudralayın, rujunuzu yenileyin.
Rujunuza kalıcılık
Rujunuzu sürmeden önce dudaklarınıza biraz fondöten sürüp pudralayın. Bir kat ruj sürün, fazlasını almak için iki dudağınızın arasına bir kağıt mendil koyup dudaklarınızı bastırarak kapatın, 2.katı uygulayın.
 
Rujunuz dişlerinizi mi boyuyor?
Kötü bir görüntü ama önlemi çok kolay: rujunuzu sürdükten sonra baş parmağınızı ağzınıza koyun (çocukların parmak emdiği gibi) ve dudaklarınızı sıkıca kapatın. Rujunuzun fazlası parmaklarınıza çıkacaktır.
Rujunuzu belirginleştirmek için
Ruj renginize uyumlu bir dudak kalemiyle tüm dudağınızı boyadıktan sonra rujunuzu uygulayın. Daha belirgin ve çarpıcı bir renk elde edeceksiniz.

Parlak dudaklar
Pek kalıcı olmayan dudak parlatıcılarının yerine, dudaklarınıza vazelin sürün. Hem parlaklık daha kalıcı olacak, hem de dudaklarınız yazın güneşinden, kışın da soğuğundan korunmuş olacak.

Çok doğal bir görünüm için
Dudağınızın doğal kırmızısına çok yakın bir ruj rengi seçin. Ruju sadece alt dudağınıza sürüp dudaklarınızı birbiri üstene kapatıp sıkın. Üst dudağınıza geçen ruju parmağınızın ucuyla hafifçe yayın

ÖNERİLER
Dudak Makyajı Yapmak
Dudaklarınızdaki kusurları düzeltmek için açık tonlardaki rujları tercih etmelisiniz.

Eğer dudaklarınız ince ise açık tonda ve ucu küt bir dudak kalemiyle üst dudağınızın ortasından başlayarak ve dudak çizginizin biraz üstünden dudakların birleştiği yere kadar yumuşak bir hat çizin. Aynı işlemi alt dudağınızada uyguladıktan sonra kaleminizin renginden bir ton daha açık renkte ruj sürün ve alt dudağınızın tam ortasına biraz parlatıcı uygulayın

Rujunuzu sürdükten sonra alt dudağınızın tam orta kısmına parlatıcı sürün. Böylece dudaklarınızı hem daha seksi hem de daha dolgun görünür.

Rujunuzu sürmeden önce mutlaka dudak kalemi kullanın. Ne kadar hafif makyaj yaparsanız yapın dudak kalemini ihmal etmeyin. Kaleminizin ucunun küt olmasına özen gösterin. Sivri uçlu kalem dudaklarınızın hatlarını doğal göstermez. Kaleminizin rengi rujunuzun yalnızca bir ton koyusu olsun.

Rujunuzun daha kalıcı olmasını istiyorsanız ruj sürmeden önce dudaklarınıza biraz pudra veya fondöten sürün ya da kolay çıkmayan ever-lasting rujlardan kullanın.

Eğer esmer bir tene sahipseniz açık tonlarda (pembe, truncu, açık lila) rujları tercih edin.

Şunu sakın unutmayın kadın için en güzeli doğal güzelliktir. Özellikle 20 li ve 30 lu yaşlarda fazla makyaj güzelliğinizi gölgeler. Bu yaşlarda gözlerinize pastel tonlarda hafifçe süreceğiniz bir far,dudaklarınıza hafif bir ruj, burun ve çenenizin üstüne biraz pudra ve allık, kirpiklerinize ise şeffaf veya kahverengi tonlarda bir rimel sürmek özellikle gündüz makyajı için yeterli ve idealdir.

 

Makyajlı Avatar Resimleri

Makyajlı avatarlarMakyajlı avatarlarMakyajlı avatarlarMakyajlı avatarlarMakyajlı avatarlarMakyajlı avatarlarMakyajlı avatarlarMakyajlı avatarlarMakyajlı avatarlarMakyajlı avatarlarMakyajlı avatarlarMakyajlı avatarlarMakyajlı avatarlarMakyajlı avatarlarMakyajlı avatarlar

GÖZ ALTINDAKİ TORBALARINDAN KURTULUN


Normal cildimiz 2 mm kalınlığındadır göz kapağımız ise 0.5 mm kalınlığındadır. Bu yüzden bu bölgenin bakımı konusunda daha hassas ve dikkatli davranmamız gerekir.


Göz altı torbalarının belirtileri


Göz çevresinde şişkinlik


Şiş göz kapakları


Gözlerinizin kaşınması


Göz kızarıklığı


Gözü açamama ya da kapatamama
Göz altı torbalarının nedenleri:


Hava değişimi, seyahat ya da hormon düzensizliklerine bağlı olarak vücudunuzun sıvı dengesindeki değişiklikler.


Geç saatte yatmak da göz altı torbalarına neden olur.


Bazı ilaçlar da göz altı torbalarına neden olur.


Kaşıntı ya da kızarıklık ile birlikte göz altı torbalanması varsa alerjiden kaynaklanabilir.


Sıvılar göz altındaki dokularda tutulur. Özellikle uyandığınız zaman gözleriniz şiş olur. Göz altı torbaları sinus ve alerjinin belirtisi de olabilir.


Göz altı torbaları kalıtsal da olabilir.
Göz altı torbalarından kurtulabilmeniz için birkaç öneri:


Göz altınızdaki fazla sıvıyı yok etmek yüzük parmağınız ile hafif vuruşlar yardımıyla göz kreminizi uygulayın.


Kremlerinizi buzdolabında muhafaza edniz. Sopuk göz altı torbalarını yok etmeye yardımcı olur.


Rendelenmiş patates dilimlerini göz altınıza yerleştirin. Bu, şişkinliği almaya yardımcı olur.Çilek ve salatalık da bu konuda yardımcı olur.


Bir kaseye buzlu su ya da çok soğuk süt koyun. Pamuk ya da bezi içine batırın ve gözlerinizin üzerine yerleştirin. Ilıklaşmaya başlayınca hemen bezleri değiştirin. 15 dakika boyunca devam edin. Bu işlem, hem göz altı torbalarınızı yok edecek hem de gözünüzün beyaz kısmını da parlaklaştıracaktır


Bol su içmek de göz altı torbalarını yok eder. Vücut susuz kaldığı zaman su tutmaya başlar ve bu da göz altı torbalarının oluşmasına neden olur.


Uyku düzeninizi bozmayın.


Sabah göz altı torbalarınız çok olursa bir küp buz alın ve kağıt havluya sarın ve her göz kapağınızda birkaç dakika tutun. Soğuk, su tutulmasını engelleyecektir

Zayıflamanın 6 püf noktası...


Zayıflama, bölgesel zayıflama, incelme ve selülit ile ilgili sorunları gidermek amacıyla uygulanan pek çok tedavi yöntemi var. Bu yöntemlerin yaygınlaşması kişilerin memnuniyetine paralel olarak artış gösterse de sonucu tamamen hastanın durumu belirler.

AT PANTOLONU TİPİ

Genelde 4 ile 9 kilogram arasında fazlalıkları vardır. Kalça yanlarında çıkıntıları oluşmuştur. Tedavilerinde uygun mikronjeksiyon tedavileri, mezoterapi ve liposuction iğnesi diye de tabir edilen lipoliz tedavisi bu tipler için oldukça uygun olmaktadır.

ÜST TARAF KİLOLARI

Üst taraf kiloları göbek ve üstünde yağlanma ile kendini gösteren tiptir. Bacaklar normaldir ve erkeklerde oldukça sık görülür. Hanımlarda da orta sıklıkta görülür. Genetik sebepler dışında bazı hormonal sebeplerde bu tip yağlanmaya yol açabilir. Kortizon grubu hormonlar özellikle üst taraf kilolarına sebep olur ve bu bölgelerde yağlanma yaparlar.

Bu tip insanlarda damar sertliği, yüksek tansiyon ve kalp damar hastalığı riski vardır. Bu nedenle diyet uygulamasında iyi kolesterolü yükseltici ve kötü kolesterolü düşürücü diyet programı seçmek gerekir. Tedavi programlarında akupunktur ve mezoterapi uygulamaları ile bazı durumlarda lipoliz tedavileri uyguluyoruz.

DOLAŞIM TİPİ ALT TARAF

Bu tip kilolar veya selülitlerin özelliği uyluklardan ayak bileklerine kadar yaygın olmasıdır. Diğer tiplerden ayırıcı tanısında ayak bilekleri ile diz arasındaki bölgede kalınlık şişlik veya selülit bulunmasıdır. Orta yaşlar veya ileri yaşlarda daha sık görülmekle beraber genç yaşlardada görülebilmektedir. 5-10 kilo arası fazlalıkları olabilir. Bu tipler normal zayıflama incelme programlarına az yanıt verir.

Defalarca çeşitli yöntemler ile zayıflamasına rağmen alt taraflarından yeterince incelemeyen hanımlar ne yazık ki bu durumu kabullenirler. Aslında bu bölgedeki mikro dolaşım bozukluklarını düzeltecek mikroenjeksiyon tedavileri ile mezoterapi ve bazan uygun lenf drenaj programlarını içeren vakum refleksoterapi tedavileri ile problemler başarıyla çözülüp hem tedavi hem de istenen incelme sağlanabilir.

ORTA ALT TARAF TİPİ KİLOLAR

Bu tiplerin bir kısmı omurga duruş bozukluğuna sahiptir. Selülitler ön plandadır. Selülit oluşumu mekanizmasını daha iyi açıklayabilmek için cilt ve altının bazı anatomik özelliklerini gözden geçirmek gerekir. Selülit cilt altı yağ dokusunun hastalığıdır. Kan sirkülasyon sistemi ve lenfatik atılım bir çok faktörlerle düzenlenir.

Öncelikle yukarda bahsettiğimiz katmanların yıkanmasını sağlayan karışık bir damarsal ağ vardır. Bu karışık damarsal yapının başardığı yıkama sistemi iki önemli fonksiyona sahiptir.

Metabolizmanın önemli gereksinimlerini sağlar ve vücut sıcaklığının düzenlenmesinden sorumludur. Hormonal dengesizlik durumunda hücreler arası sıvı üretiminde önemli ölçüde dengesizlikler oluşur . Mikrolaşımsal yetmezlik ise yağ hücrelerinin normal işleyişini bozarak aşırı miktarda yağ oluşmasına yağ hücrelerinin büyümesine neden olur. Hücreler arası aralıkta sıvı birikmesi ve yağ hücrelerindeki lipidler zorlu bir döngü başlatırlar ve birikmiş sıvı basıncı ve lenfatik sistem basıncı ile yağ hücrelerinde değişiklikler oluşur.

SELÜLİT TİPİ

Yağ hücreleri aşırı yağ içerikleri ile şişerler ve adeta kilitli kalarak şişlikler oluşmasına neden olurlar. Bunun sonucunda selülitin meşhur portakal kabuğu görünümü ortaya çıkar. Bu tipleri tedavilerinde selülit problemine ve dolaşım düzenlemesine yönelik mikroenjeksiyon tedavileri, mezoterapi, uygun ve etkin tedavidir. Zira burada üç ayrı tip dolaşımsal bozukluk söz konusudur.

Bu karmaşık üç tip dolaşım bozukluğu ancak her birine ayrı ilaçların kombinasyonu ile mümkün olabilir. Ayrıca bu kombinasyona mezoterapi tedavilerinde uygun yağ yakımını hızlandırıcı ilaçlarilave etmek gerekir. Akupuktur ve diyet düzelenmeleri, vakum fefleksoterapi tedavisi, ses ötesi dalgalar mezoterapiye yardımcı diğer tedavilerdir. Oksijen kapsülü de son yıllara bu konuda kullandığımız etkili bir yardımcı yöntemdir

Diyet ile ilgili tüm bildiklerinizi çöpe atın bize kulak verin

Haftada 1.5 kilo vermek için bu öneriye kulak verin.

Şişmanlık, birçok hastalıkları da beraberinde getiriyor. Çoğumuzun arzusu ideal kiloya ulaşmak. Alpha Tıp Merkezi'nden Diyetisyen Serkan Tutar, ideal kiloya ulaşmanın yollarını sıraladı.

Kendinize gerçekçi bir diyet amacı belirleyin

Birçok pazarlama reklâmında yer aldığı gibi "1 günde 6 kilo vermek”, "2 günde 4 kilo vermek" gibi ulaşıldığında sağlık sorunlarına yol açan diyet hedefleri yerine "sağlıklı" ve "gerçekçi" bir diyet hedefiniz olsun. Diyet hedefiniz bilimselliğe ne kadar yakın olursa, kilo verme kadar kilo korumadaki başarınız da bir o kadar artacaktır. Siz en iyisi 1 ayda 4 ila 6 kilo ya da haftada 1 ila 1,5 kilo kaybetmeyi hedefleyin.

Kendinizi teşvik edin

Eski araştırmalar, bir alışkanlığın yerleşmesinin 21 gün sürdüğünü belirlemişlerdi. Fakat son yapılan araştırmalar, bir alışkanlığın yerleştirilmesinde ilk beş günün alışkanlıkları değiştirmede temel oluşturduğunu gösterdi. Yani diyetinizi uygulamada en çok ilk beş gün zorluk çekeceksiniz. Bir iki ay sonra ulaşacağınız sağlık ve güzel görüntü için beş gün kendinizi zorlamaya değmez mi?

Kendinizi ödüllendirin

Diyetisyeninizle beraber kat ettiğiniz her başarı sonrasında, kendinizi ödüllendirin.

Basamakları bir anda çıkmaktan vazgeçin

Zayıflama olgusunu evinizin basamakları gibi düşünün, ağır ve "güvenilir" adımlar ile ilerleyin.

AĞIR AKŞAM YEMEKLERİNE SON VERİN

Neden bu akşam yağsız bir salata, birkaç ızgara köfte, yoğurt, kepek ekmeği ve meyveden oluşan bir menü denemiyorsunuz? Ara sıra kaçamaklar olabilir ama yüksek yağ içeren menüleri her gün tüketmemelisiniz.

'GENLERİM KADERİM DEĞİL'

Anneniz ve babanız kilolu ise siz de sırf genlerinizden ötürü onlar gibi olmak zorunda değilsiniz. Sağlıklı bir diyet ve düzenli fiziksel aktivite ile bu tabuyu yıkabilirsiniz.

YEŞİL ÇAY İÇİN

Yeşil çay, bildiğimiz siyah çay ve kahveye göre daha yararlıdır. İçerdiği antioksidanlar, sizi yaşlanmaya yol açan serbest radikallerden korur. Ayrıca, bazal metabolizmanızı hızlandırarak, günlük enerji harcamanızı arttırır.

TATLI ARA ÖĞÜNLERE NE DERSİNİZ?

Tatlı kriziniz tuttuğunda ufak bir hile yapabilirsiniz. Düşük kalorili bir fincan sıcak çikolata içerek hem tatlı isteğinizi bastırabilirsiniz hem sadece 50-60 kilokalori almış olursunuz.

KİLOLARI GERİ ALMAK SİTEMİYORSANIZ

Kilo kaybetme süreciniz bittiğinde, kilo koruma programına başlamanız gerekir. Tabi, verdiğiniz kiloları geri almak istemiyorsanız. Kilo koruma programınız, zayıflama diyetinizden daha rahat olacaktır ama unutmayın ki sağlıklı beslenme emek isteyen bir iştir ve başardığınızda etkileri bir ömür boyu sürecektir.

YAVAŞ YAVAŞ ÇİĞNEYİN

Yavaş yemek yemek, hem yemekten zevk almanızı sağlar hem çok fazla miktarda yiyecek tüketmenizi önler. Her lokmanızı iyice çiğnediğinizden emin olmalısınız.

DAHA FAZLA SU TÜKETİN

Buzdolabınıza, arabanıza asacağınız bir küçük not ya da telefonunuzun açılış mesajına yazacağınız birkaç kelime davranış değişikliği yaratmanıza yardımcı olacaktır. Yazacağınız cümleyi amacınıza göre seçmelisiniz "Daha fazla su iç", "Diyetime uymak, sağlıklı bir bedenle tanışmamı sağlayacak" gibi.

RADİKAL BİR KARAR ALIN

Bu ay hiç kızartma tüketmeyin. Kızartmalar yerine az soslu ve değişik sebzeler içeren salatalar, ızgara veya haşlanmış etleri tercih edin. Bir ay sonra fark edeceksiniz ki, kızartmaları düşündüğünüz kadar özlemiyorsunuz.

RESİMLERE ALDANMAYIN

Süpermarkette gezerken, ürünlerin resimleri yerine etiketlerine bakmalısınız. Çok lezzetli görünen bir ürün, aynı derecede besleyici olmayabilir. Unutmayın, piyasadaki çok az ürün, kapağında yer alan resime benzer.

KAHVALTIDAN VAZGEÇMEYİN

Öğle yemeğinde normalde yiyeceğinizden iki kat fazlasını tüketmek istemiyorsanız, kahvaltı yapmayı alışkanlık haline getirmelisiniz. Büyük bir başlangıç yapın ve kahvaltıda meyve tüketmeye çalışın.

ÇITIRLARDAN UZAK DURUN

En azından zayıflayana kadar, yerken çok fazla çıtırdayan hazır ürünlerden uzak durun. Bunların birçoğu fazla miktarda yağ içermektedir. Ürünün içeriğinden emin değilseniz, etiketini kontrol edin

Zayıflamada çığır açan yeni yöntem

ne şekilde kilo vermek istiyorsanız , o şekilde zayıflatan yöntem , zayıflamada çığır açan yeni yöntem

Zayıflamada çığır açan yeni yöntem
Ne şekilde kilo vermek istiyorsanız, o şekilde zayıflatan yöntem...

Okuyucularımızın bana yönelttiği sorular arasında ilk sırayı diyet ve cerrahi müdahale olmadan yapılan estetik işlemler alıyor. Bugün önemli bulduğum birkaç konuyu, özellikle kilo sorunu olanlar için yeni bir yöntem olan 'ozonpunktur' tedavisiyle ilgili bilgi aktaracağım.

Son zamanlarda hızla kilo almaya başladım, uyku sorunu yaşıyorum. Düzensiz uykunun kilo aldırdığını duydum etkisi var mıdır?

Uykunun bağışıklık sistemi üzerinde önemli yeri vardır, önemli bazı kimyasallar uyku esnasında salgılanır. Düzenli ve kaliteli bir uyku alışkanlığınız yoksa bağışıklık sisteminiz zayıflayacak ve hastalıklara açık hale geleceksiniz. Uykusuzluğun kilo üzerinde dolaylı etkisi vardır. Gece uykusuzluğu çekiyorsanız gün içinde halsiz olacak ayrıca gece oturduğunuz için atıştırmalarınız artacak ve kilo alacaksınız. Uykusuzluk, iştah ve metabolizmayla ilgili insülin ve leptin hormonların salgılanmasında değişiklikler yaratacak ve yine kilo alımınıza etkisi olacaktır.

Doktor bey 'ozonpunktur' diye bir yöntem duydum, bu yöntem nedir? Ve bu yöntemle kaç kilo verebilirim?

Akupunkturun yeni gelişmiş yöntemlerinden biridir. Hücre tarafından hızlı ve etkili emilimi sayesinde zayıflamada ve bölgesel yağlanma konusunda başarılı sonuçlar veriyor. Ozonpunktur uygulamasında, ozon gazının akupunktur meridyen hatları boyunca cilt altına enjeksiyonu yapılmakta ozonun doymamış yağ asitleriyle etkilişimine bağlı olarak da hücre dokusunda yağların parçalanmasını sağlanmaktadır. Ozon gazı akupunktur noktalarından geniş bir alana yayılarak metabolizmayı hızlandırıyor ve enerji yayılımını arttırıyor. Farklı bir özelliği lipoliz (yağ parçalama) özelliğiyle bölgesel incelme sağlıyor.

Aşırı zayıfım çok yemek yememe rağmen bir türlü kilo alamıyorum. Ne yapmam lazım?

Öncelikle zayıflığın nedenini araştırmak, hormonal nedenlerden dolayı olup olmadığını kontrol etmek gerekir. Bunun dışında başka sağlık sorunları varsa ortaya çıkarılmalı ve ona uygun bir tedavi yolu izlenmelidir. Ayrıca unutmayın ki kilo almak için her bulduğunuzu yemek, yemenize rağmen kilo almıyor olmanız yağlanmadığınız anlamına da gelmiyor. Tabii bu da madalyonun diğer sağlık yüzü. Kilo almayı birçok yönüyle değerlendirmek gerekir.

Cildimde oluşan kırışıklıklar hızla artıyor sebebi ne olabilir. Kırışıklıkları gidermek için Botox'dan başka ameliyatsız çözüm yok mudur?

Yaşınızı belirtmemişsiniz ancak bilindiği gibi 20'li yaşlarla başlayan yaşlanma süreci 30'lu yaşların başlarından itibaren yüz ve boyun, 40'lı yaşlardan sonrada el ve ayak sırtlarında kendini göstermeye başlar. Eğer yaşam şekliniz ve yaşadığımız çevre; sigara ,güneş gibi olumsuz faktörlere çok açıksa cilt yaşlanması hızlı tırmanışa geçecektir.

Botox haricinde elbette bir takım yöntemler var bunların başında Antiaging konusunda çeşitli somon antioksidan ve vitamin kokteyllerinden oluşan mezolifting tedavisi size yardımcı olacaktır. Yapılan bilimsel çalışmalar sonunda etkisini kanıtlamış, mezolifting tedavisi cilde sağlıklı ve genç bir görünüm kazandırma yolunda kendini ispatlamış bir yöntemdir.

 

YASAL UYARI:saglikhaberleri.bloggum.com bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir zaman bu bilgiler tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.