| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

saglık

Yazılar arşiv 03.2009 Other entries in 2009-03 resimler , videolar

İyi bir gebelik için

İyi bir gebelik içinYüksek riskli gebelikler toplumda pek çok kadını ilgilendiren bir konu. Ancak uzman önerileriyle bu durumu risksiz atlatabilirsiniz.

 

Özellikle de diyabet, astım, tansiyon gibi birtakım kronik hastalıklara sahip olan ya da tüp bebek yöntemleriyle hamile kalmış kadınların hamilelikleri sağlıklı gebelere göre biraz daha zor geçebiliyor. Ancak burada korkulacak bir şey yok. Çünkü alınabilecek önlemler, gebelere uygun tedavi yöntemleri ve ilaçlar sayesinde pek çok risk ortadan kaldırılabiliyor. Hatta bazen sadece yaşam tarzında yapılan küçük değişiklikler bile bebekte ya da annede oluşabilecek sağlık sorunlarını önlemeye yetiyor. Bunun içinse hekimle iletişim içerisinde olmak, düzenli doktor kontrollerini ihmal etmemek ve riskleri oluşmadan önlemek çok önemli...

Kimler risk altında? Gebelik ne zaman riske girer? Riskli bir durumda ne yapmalı? Gebeler ilaç alabilir mi? Yüksek riskli gebeliklerle ilgili sorulara Anadolu Sağlık Merkezi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuri Ceydeli ile Op. Dr. Mete Bostancı yanıt verdi...

“Çoğul gebelik riskleri artırıyor”

Op. Dr. Nuri Ceydeli

• Tüp bebek yöntemiyle hamile kalanlarla, doğal yolla hamile kalan kadınların arasında risk açısında büyük fark var mı?

Pek yok. Ama çoğul gebelik olursa düşük gibi riskler artıyor tabii. Bebeklerin birbirinden etkilenme riski artıyor, gebeliğin takibindeki süreç zorlaşıyor, bebeğin anneye verdiği yüksek şeker ve tansiyon gibi yan etkiler artıyor. Tüp bebek hastaları genellikle ileri yaşta oldukları için genetik hastalıkların görülme riski de daha fazla oluyor. Ancak her ileri anne yaşında genetik sorun olacak diye de bir şey yok. Anneleri de korkutmamak lazım. Gereken kontroller ve önlemler alındığında sağlıklı bebeklere sahip olabilirler.

• Kronik bir hastalığı olan anne ne yapmalı? Gebelikte ilaçlarını kesiyor musunuz?

Pek çok kadın gebe kaldığında alması gereken bütün ilaçları kesiyor. Bu çok doğru değil. Eğer bırakılabilecek bir ilaç ise gebelikten bir süre önce bunların bırakılmasını öneriyoruz. Ancak alınabilecek ilaçları da doktoruna danışarak mutlaka almalı. Sağlıklı bir gebelik için önce annenin sağlıklı olması gerekiyor çünkü. Mesela tiroid hapları gebelik boyunca kullanılmalı. Bu haplar bırakıldığında bebeğin sağlığı tehlikeye girer. Mesela antidepresanlar gelişi güzel kesilmemeli.

• Antidepresanların zararı yok mu bebeğe?

Tabii ki var. Ama bu hastalarda zararı en az olan antidepresanlar seçiliyor. Kişiler ilaç seçimini mutlaka doktorlarıyla yapmalılar. Bebeğe en az zarar veren ilaçlar seçilmeli. Bazen antidepresan almamak, almaktan çok daha büyük zarar verebilir bebeğe. Hamilelerin kullanabileceği pek çok ilaç var.

• Riskli gebeliklerde annelere ne öneriyorsunuz?

Katı kurallar yok. Her gebeye farklı yaklaşıyoruz. Mesela tansiyon hastası bir kadının gebe kalmadan önce mutlaka tansiyonu düzenlenmeli. Hamile kaldıktan sonra da beslenmesini ve yaşam tarzını kontrol altına alıyoruz. Örneğin tuzsuz bir diyet, sakin, stresten uzak bir yaşantı önemli. Bazen hafif egzersiz de öneriyoruz. İlaçlarını ise mutlaka almaya devam etmeli. Şeker hastalarında da kan şekeri mutlaka kontrol altına alınmalı. Diyet çok önemli, mutlaka bir diyetisyen kontrolünde olunmalı. Düzensiz kan şekeri erken doğuma bile yol açabiliyor. Gebelik olmadan önce kişiler doktora gelmeli, hastalıklar ortaya konmalı ve gerekli önlemler alınmalı. Gebe kaldıktan sonra da bunlar daha özel bir ilgiyle takip edilmeli.

• Hamilelerin iş hayatını bırakmalarını öneriyor musunuz?

Eğer özel bir istirahat dönemi önerilmiyorsa hayır. Rahat, sizi çok fazla yormayan, severek gittiğiniz, çalışma saatleri düzgün bir işiniz varsa mutlaka çalışmanızı öneriyoruz. Ama stresli, koşuşturmalı, üzerinizde aşırı iş yükü olan bir işiniz varsa bu gebeliği olumsuz etkiler.


“Alınan önlemlerle gebelikte pek çok sorun önlenebiliyor”

Op. Dr. Mete Bostancı

• Yüksek riskli gebelikler denince akla aşırı kanamalar, tansiyon yüksekliği, kontrol altına alınamayan diyabet, hastada daha önce varolan ama gebelik sırasında kötüleşen diyabet, tiroid bozuklukları, büyük miyomlar, çeşitli kan hastalıkları ve kanserler gibi kronik hastalıklar; çoğul gebelikler, ileri anne yaş gebelikleri, bebekte görülen çeşitli anormallikler geliyor.

• Bir önceki gebelikte yaşanan erken doğum tehditleri, rahim ağzı yetmezlikleri, yaşanan düşükler bir sonraki gebelik için az miktarda olsa da var olan riski artırıyor. Bunların bir kısmı gebelik öncesi yapılan rutin muayeneler ve tetkikler sonucu ortaya konabilir. Bir kısmı ise ön görülemeden, gebelik esnasında ortaya çıkar veya daha ağırlaşır.


• Tüm bunlarla gebelikte mücadele etmek yerine, bunların gebelik planlandığı zaman ortaya konup kontrol altına alınması daha kolay. Tansiyon yüksekliği, kan şekeri seviyesindeki düzensizlikler, tiroid, kansızlık problemlerine erken yapılacak müdahaleler sayesinde gebelik daha konforlu ve güvenli geçirilir.

• Sıkı takip altında olmak, her zaman erken müdahale şansına sahip olmak anlamına geliyor. Birçok sistemik hastalık gebelikten iyi veya kötü yönde etkilenebiliyor. Gebe kalmadan önce birtakım rutin testler hastanın sahip olduğu temel riskler göz önüne alınarak mutlaka yapılmalı. Eğer gebeliğe sağlıklı bir hazırlık yapılırsa gebelik süresince her şey daha iyi gelişir.


• Gebelik oluştuktan sonra yapılacak rutin tarama testleriyle bebekte veya anne adayında görülebilecek problemler ortaya çıkarılabiliyor. İkili veya üçlü tarama testleri, detaylı ultrason incelemeleri ve rutin takip süreciyle oluşabilecek sorunlar yüzde 60-70 oranında azaltılabiliyor. Burada akılda tutulması gereken bir olay da hiçbir zaman sıfır risk diye bir şeyin olmadığıdır. Gebeliğin öğrenildiği andan, doğuma kadar geçen süreç içinde her türlü olayla karşılaşmak mümkün. Önemli olan bunların farkına varılıp profesyonel şekilde yönetilmesi. Ancak bu şekilde sağlıklı bir çocuğa sahip olunabilir.

Meme kanseri riski yaşlandıkça artıyor

Meme kanseri riski yaşlandıkça artıyorMeme kanserine yakalanma riskinin yaş ilerledikçe arttığı bildirildi.

 Füsun Sayek Kültür ve Sanat Etkinlikleri" için Hatay’a gelen Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Genel Sekreteri Prof. Dr. Şuayib Yalçın, yaptığı açıklamada, kadınlarda kanser ölümleri arasında meme kanserinin ilk sırada yer aldığını söyledi.

Yaş ilerledikçe meme kanserine yakalanma riskinin artığını ifade eden Yalçın, şöyle devam etti: "Her yıl dünyada 1 milyondan fazla, Türkiye’de de yaklaşık 150 bin kişi meme kanserine yakalanıyor. Ayrıca yılda toplam 7 milyon 600 bin kadını kanser nedeniyle kaybediyoruz. 40-49 yaş arasında her 66 kadından 1’inde, 50-59 yaş arasında da her 40 kadından 1’inde meme kanserine yakalanma riski var. Bu risk yaş ilerledikçe daha da artmakta. Avrupa’da meme kanserinin daha yaygın olmasının nedeni de bu. Türkiye’de kadınların çalışma hayatına girmesi,doğurganlığın azalması nedeniyle gelecekte kansere yakalananların sayısında bir artış bekleniyor.

Şu an Avrupa’da 8, Türkiye’de de her 12 kadından 1’inin meme kanserine yakalanma riski var. Ancak Türkiye’de kadınların yaşam standartlarıyla ilgili bir takım önlemler alınmazsa bu risk artabilir ve Avrupa’nın önüne geçebiliriz."

Kadınların meme kanseri riskine karşı alışkanlıklarına dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Yalçın, "Türkiye’de nüfus hızla yaşlanıyor. Yaşlanma meme kanserine yakalanma riskini de beraberinde getiriyor. Bu hastalığa karşı riski azaltmak için beslenme alışkanlıkları ve sporla kadınlarımızı daha sağlıklı yaşlandırmalıyız" diye konuştu.

- "KENDİ KENDİNE MUAYENE" -

Kadınların meme kanseri konusunda çok bilinçli davranması gerektiğini vurgulayan Yalçın, "20’li yaşlardan itibaren her kadının kendi kendine muayene yapması gerekiyor. Çok basit olan erken tanı yöntemiyle kadınlar baş belası olarak düşünülen meme kanserinden korunabilirler. Ancak bazı kadınlar, kendi kendine muayenede eline kitle gelmesine rağmen, utandıkları için hekime başvurmuyor. Bu da hastalığın tüm vücuda yayılmasına, tedavi için çok geç kalınmasına neden olabiliyor" dedi.

Yalçın, kadınların 40’lı yaşlardan itibaren de yılda bir kez mamografi çektirmesi gerektiğini kaydetti. Yalçın 12 ilde kurulan Kanser Erken Teşhis ve Tarama Merkezlerinde (KETEM) mamografinin ücretsiz çekildiğini, ayrıca kurum olarak da çeşitli kampanyalar düzenlediklerini belirterek, kadınların takibi elden bırakmaması gerektiğini söyledi.

- "ERKEKLER DE RİSK ALTINDA" -

Meme kanserinin sadece kadınlara özgü bir hastalık olmadığını belirten Yalçın, erkeklerin de bu konuda dikkatli olması gerektiğini söyledi. Erkeklerden meme kanserinin daha tehlikeli olduğuna dikkati çeken Yalçın, "erkeklerde meme dokusu olmadığı için hastalık tüm vücuda daha hızlı yayılır. Bu nedenle kadınların aksine erkeklerde geri dönüşü zor sonuçlarla karşılaşabiliyoruz. Meme kanseri konusunda erkeklerin de kadınlar kadar dikkatli olması, kendi kendine muayene yapmaları önemli" görüşünü ifade etti

Boğaz ağrısı şekerle geçebiliyor

Boğaz ağrısı şekerle geçebiliyor

Fransız "Prescrire" tıp dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, sert şekerleri emerken tükürük bezleri harekete geçiyor, dolayısıyla yutkunma artıyor, şekerlerin yanındaysa sıcak içecekler içmek boğaz ağrısını gidermekte yeterli bir yöntem.

Larenjit, farenjit, anjin gibi sık sık rastlanan boğazla ilgili hastalıkların birkaç gün içinde kendi kendine geçtiğini ve ilaçlarla tedavi edilmesine gerek olmadığını belirten araştırmacılar, vakaların yüzde 90’ının virüse bağlı boğaz iltihabı olduğunu, bunun da antibiyotikler, kortizonlu veya iltihap önleyici ilaçları kullanmayı gerektirmediğine dikkati çekti.

1150 kişi üzerinde yapılan 4 araştırmanın sonuçlarına göre bilim adamları, pastiller, şuruplar ya da antimikrop, antiseptik içeren ilaçların, şeker, bal ya da sıcak içeceklerle kıyaslandığında elle tutulur yararı bulunmadığını vurguladı.

Araştırmaya katılanlardan rastgele seçilen bir grup, 2-3 gün boyunca ambroksol içeren pastilden günde en fazla 6 tane olmak üzere aldı, diğer grubaysa placebo (sahte ilaç) verildi. Araştırmaların sonunda, placebo pastillerin etkisi 2 yetişkin hastadan birinde "iyi" ya da "çok iyi" olarak değerlendirildi. Bununla beraber 12 yaşın üzerindeki gençlerde ambroksol içeren pastil ve placebo pastilin etkisi arasında fark görülmedi.

Araştırmacılar, boğaz ağrısının sadece birkaç gün sürdüğünü, sıcak içeceklerin virüslerin çoğalmasını sınırlandırdığını şekerlerinse tükürük bezlerini harekete geçirdiğini belirterek önerilerde bulundu:

"Boğazınızın iki tarafı ağrıyorsa sert şekerlerden emin. Normalde belirtiler 4-5 güne kadar geçecektir. Bu süre zarfında doktorunuza telefonla durumunuz hakkında bilgi verebilirsiniz. Vakaların yüzde 10’unda iltihap bakteri kökenlidir ve antibiyotikle tedavi edilmesi gerekir. Eğer belirtileriniz aynı şekilde 5 günden uzun sürüyorsa ya da kulak ağrısı gibi yeni bir gelişme söz konusuysa doktora gidin."

Migren ve meme kanseri

Migren ve meme kanseriAmerikalı araştırmacılar, migreni olan kadınların meme kanserine yakalanma riskinin yüzde 30 az olduğunu ileri sürdü.

Araştırmacılar, bu araştırmayla meme kanseri ile migren arasındaki ilişkinin ilk kez incelendiğini ve sonuçlarının, kadınlarda meme kanseri riskini azaltmak için yeni yollar açabileceğini ifade etti.

Seattle kentindeki Fred Hutchinson Kanser Araştırmaları Merkezi’nden doktor Christopher Li, genelde migren geçmişi olan kadınlarda, hiç olmayanlara nazaran meme kanseri riskinin yüzde 30 düşük olduğunu bulduklarını ifade etti.

Seattle bölgesinde menopoz sonrası meme kanserine yakalanan 1.938 ve meme kanserine yakalanmamış 1.474 kadın üzerinde yaptıkları iki çalışmayı analiz eden Li ve meslektaşları, bu kadınlardan migren teşhisi konmuş olanlarda meme kanserine yakalanma riskinin yüzde 30 az olduğunu buldu.

Migren geçmişi olan kadınlarda meme kanseri riskinin az olmasının nedeni tam olarak açıklanamasa da, Li ve meslektaşları, bunda hormonların rol oynadığını tahmin ediyor.

Li, araştırma sonuçlarının dikkatli yorumlanması gerektiğini ve bu sonuçların meme kanseri riskinde olası bir yeni faktöre işaret ettiği uyarısında bulundu.

Gribe karşı önlemler

Gribe karşı önlemlerHavaların soğumasıyla hayatımızda daha fazla yer almaya başlayan gripten korunabilirsiniz.İşte önlemler..

1) Grip aşısını ihmal etmeyin. Özellikle yaşlılar.

2) Sık sık ellerinizi yıkamayı unutmayın. 

3) Çalışma masanızı antibakteriyel mendillerle silin.         

4) Oda nemlendirici veya burun spreyi kullanın.  

5) Düzenli egzersiz ve spor yapın, böylece bağışıklık sisteminiz güçlenir.

6) İyi uyuyun.

7) El sıkışmayın veya hemen elinizi yıkayın.

8 ) Elinizi göz, ağız ve burnunuza değdirmeyin.

9) Elle tutulan yiyecekleri elinizle yemeyin, çatal ve bıcağı kullanın.

10) Sigarayı bırakın.

Yüz Şişkinliği Giderici Gül Maskesi

Yüz Şişkinliği Giderici Gül MaskesiUykusuzluk, dengesiz beslenme, alerji gibi bir çok faktöre bağlı olarak gözlerde veya yüzün tamamında şişkinlikler oluşabilir. Sabahları uygulayacağınız doğal şişkinlik giderici maske ile sağlıklı ve gergin bir cilde kavuşabilirsiniz.
Şişkinlik giderici maske içerisinde yer alan gül suyu; cilt gözeneklerini sıkılaştırır. Papatya çayı ise, ciltteki ödemi alır. Soğutulmuş metal kaşık ise, şişkinlikleri hafifletici özelliğe sahiptir.
 
Malzemeler:
 
1 bardak papatya çayı
Çeyrek bardak gül suyu
Buzlu su dolu kase
Metal kaşık
 
Hazırlanışı ve Uygulaması:
 
Poşet papatya çayını bir su bardağı sıcak suda demleyip soğumaya bırakın.
 
Soğumuş papatya çayı ve gül suyunu cam bir kasede karıştırın.
 
Pamuğu karışıma batırıp, şişlik olan bölgelere uygulayın.
 
Metal kaşığı buzlu su dolu kasede bekletip, karışım sürdüğünüz bölgelere bastırın.

Kilo Vermeye Yardımcı Bitkiler

Kilo Vermeye Yardımcı BitkilerDiyet yaparken kilo vermenize yardımcı olabilecek, yemeklerinizin içine ekleyebileceğiniz ya da demleyerek içebileceğiniz bitkiler vardır.
Her insanın metabolizma türü farklı olduğu için diyet planınıza bu bitkileri eklemeden önce diyetinizle görüşmenizi öneriyoruz.
 
Arnavut Biberi
 
Dolaşım ve sindirim sistemini düzenler. Yağ yakıcı özelliği vardır.
 
Tarçın
 
Yağ yakmaya yardımcı ve enerji veren bitkidir.
 
Yeşil Çay
 
Diyet listelerinin vazgeçilmez içeceği yeşil çay, yağ yakma hızını artırır. Zindelik verir.
 
Guar Sakızı
 
Açlık hissini bastıran bu bitki ile daha az ama daha sık yemek yiyebilirsiniz.
 
Rezene
 
Demlenerek içilen rezene çayı kandaki çay oranı düzenler, sakinleştirici etkisi vardır.
 
Karahindiba Kökü
 
Vücudu toksinlerden arındıran ve yağ yakmayı sağlayan karaciğerin sağlıklı çalışmasına yardımcı olur.
 
Keten Tohumu
 
Dolaşım ve sindirim sistemini güçlendiren keten tohumu aynı zamanda tokluk hissi de verir. Yoğurt ve ya salataların üzerine dökerek tüketebilirsiniz.
 
Maydanoz
 
İdrar yollarının sağlıklı çalışması için faydalıdır. Mideyi ferahlatır ve kilo vermenize yardımcı olur. Taze ya da demleyerek içebilirsiniz.
 
Sinameki
 
Dolaşım ve boşaltım sistemini tamamen doğal destekleyen bitkidir.

Çizme alırken dikkat

Çizme alırken dikkatKış mevsiminin vazgeçilmezi olan çizmeleri alırken nelere dikkat etmelisiniz? İşte öneriler..

Geniş Kalçalıysanız     

 

Sert derili, bacağı saran ve uzun çizmelere yönelmenizde fayda var. Çünkü sert deri bacakta oynama yapmaz. En iyi çözüm, bacak formunu alan strech çizmelerdir. Üstelik her yerde ve her fiyata bu çizmelerden bulabilirsiniz.

 

Kalçalarınız Dolgunsa 

 

Bacak boyunda uzun, her tarafı elastik olan çizmeler size büyük rahatlık sağlar.Dekolte çizmeler, iç kısımları "v" şeklinde olanlarda kalçayı rahat ettiren bir özellikle hazırlanmışlardır. 

 

Bacaklarınız İnceyse

 

Düz topuklu, blok halinde kalça hizasındaki çizmeler hitap ediyor. Dolgun bacakta uzun çizme, diğer bir yönüyle de vücudu direk gibi ve tatsız bir görünüşten kurtarıyor. Aslında ideal olan, sivri hatlı ve diz kapağını örten değişik bir modeli tercih etmek.

 

Ayak Bileğiniz Kalın, Kalçalarınız Darsa

 

Vücudunuz bu gruba giriyor ise o zaman motorsiklet modeli tam size göre. Kısa ve sonuna doğru genişleyen evaze bir çizme modelini tercih edin.

 

Dizleriniz Bitişikse

 

Siz şu ender bulunan kadınlardan sayılırsınız. Böyle fizik yapısı bulunanlar çok dar kalçalara sahiptirler. Esnek ve çok uzun çizmeler tavsiye ediliyor. Çizmenin eteğin altına saklanıp, dizkapağını saklaması gerekiyor.

 

Kaynak:trendy

Vücudunuza göre giyinin

Vücudunuza göre giyininVücut şeklinize en uygun giysilerin hangileri olduğunu biliyor musunuz?

İster toplu, ister hamile, ister minyon olun, size uygun bir stil mutlaka var. İşte farklı vücut şekillerine uygun giyim önerileri...

Kıvrımlı bir vücuda sahipseniz...        

Toplu kadınlar genellikle bol giysiler ve gösterişsiz renklerle vücutlarını saklamak eğilimindedir. Ancak bunun yerine üzerinize oturan, göğüs ve kalçalarınızı saran giysileri tercih etmekte fayda var. Vücudunuz kıvrımlıysa, sezonun trendleri tam size göre.

Özellikle de 50’lerin tarzındaki geniş etekler ve üzerinize oturan üstler. Vücudunuzun beğendiğiniz yanlarını öne çıkarmak için aksesusarlardan da yararlanabilirsiniz. Mesela dikkati ince belinize çekmek için, kontrast renklerde şık bir kemeri, gözden kaçmayacak parlak ayakkabılarla tamamlayabilirsiniz. Unutmayın, bol kesimli giysiler sizi daha da hımbıl gösterir. Üzerinize oturan tok kumaşlar daha şık durur.

Mutlaka bulunması gerekenler

Poponuzu kaldırıp, bacaklarınızı uzun gösterecek size uygun yapılmış bir pantalon.
Üzerinize oturan bir palto.
Korse şeklindeki üstler. Belinizi de ortaya çıkarmada birebirdir.
Rahat, yüksek topuklu bir ayakkabı, hem uzun gösterir, hem de yürürken salınmanızı sağlar.
50’lerin seksi havasını yakalamak için V yaka ince bir kazak.
Vücudunuza oturan ve düz inen bir etek.

Vücudunuz uzun ve inceyse...

Bu vücut tipine sahip kadınlar hemen her şeyi giyebilirler. Üstte taşınması zor pek çok trend, bu vücut tipinde harika durur. Bu nedenle maceracı olup, değişik kombinasyonları rahatlıkla deneyebilirsiniz. Mesela sezonun dar jeanleri, aşırı cafcaflı baskılar ve üste yapışan jarse elbiseleri tam size göre. Peki nelerden kaçınmanız gerekiyor? Eğer göğsünüz küçükse, düşük kesimli üstlerden uzak duruyorsunuz. Ayrıca baldır hizasında biten kısa paçalı pantalonlar ve dirseğin biraz altında biten kol boyuna da dikkar. Bunlar çok kısaymışsınız gibi bir etki yaratabilir.

Mutlaka bulunması gerekenler

Dar pantalonlar. Bunları topuklular, ya da babetlerle giyin.
İnce ve üzerinize yapışan uzun elbiseler.
Uzun olan gövde boyunu daha kısa göstermek için yatay çizgili üstler.
Yüksek topuklu çizmeler.
Jean veya şık pantalonlarla giyebileceğiniz jarse üstler.
Kemerli bir trençkot.

Minyonsanız...

Bu tip bir vücuda sahip olanlar için en önemli şey, giysilerinizin üzerinize oturmasıdır. Tek renk giyinmek ve koyu renkleri seçmek modern bir görünüm ve bütünlük sağlar. Minyonlara en çok kısa etekler yakışır. Bu nedenle bacakları ortaya çıkarmanın zamanı. Uygun çoraplar ve ayakkabılar boyunuzun da daha uzun görünmesini sağlar. Farklı renk ve tarzları birarada kullanmak dikkati böleceğinden, sade modeller, tepeden tırnağa tek bir renk kullanımı ihtiyacınız olan bütünlüğü sağlar.

Mutlaka bulunması gerekenler

Diz üzeri etekler.
Üzerinize oturan kazaklar.
Pantalonlarla giymek üzere az topuklu botlar
Üzerinize uygun boru paça pantalonlar. Daha uzun görünmenizi de sağlarlar.
Diz hizasında biten paltolar
İnce bantlı açık ayakkabılarla giyeceğeniz ince, diz üstü 20’li ve 30’lu yılları hatırlatan elbiseler.

Armut modeli...

Armut olarak tanımlanan vücut şekli, gerek Beyoncé, gerekse Jennifer Lopez sayesinde beğeni toplayan bir vücut tipi ve üstü ince ama basen ve poposu olan kadınları tarif etmekte kullanılıyor. Armut vücut şekline sahipseniz, kabarık eteklerden ziyade, üzerinize oturan ve düz inen etekleri tercih edin, özellikle çok yüksek topuklu çizme ve ayakkabılarla. Göğsünüzü ortaya çıkarmak için korse tipi üstler, oturuk ceketler veya önü açık bırakılmış bir bluzun içine giyeceğiniz balkonet tarzı sütyenler giyebilirsiniz. Evaze eteklerle boyundan bağlı elbiseler, yaz akşamları ve düğün gibi olaylar için yerinde bir seçim olacaktır. Ama fazla parıltılı kumaşlardan uzak durmakta fayda var, zira bunlara ışığı yansıtarak kıvrımlarınıza fazladan dikkat çeker.

Mutlaka bulunması gerekenler

Boru paça pantalonlar harika durur ama bel kısmında esneme yapıp açılmamasına dikkat edin.
Alt ve üst dengesini sağlamak için göğüslerinizi kaldıran balkonet tarzı sütyenler.
Koyu renk bir etek ki bunu her şeyle giyebilirsiniz.
Anvelop elbiseler. Her beden üst ve altlar için uygun.
Gene geniş kalçalarla dar üstleri dengelemek için çizgili üstler.
Sizi ince gösterecek ince çizgili bir takım.

Kaynak:trendy

Tırnaklar hastalık habercisi

Tırnaklar hastalık habercisiTırnaklarınızın yaşantınız hakkında bilgi verip, hastalıklara karşı uyardığını biliyor musunuz?

El ve ayaklarınızı göstermekten çekiniyor musunuz? Tırnaklarınız sizin yaşam biçiminiz hakkında bize birçok şey söylemektedir. Ama tırnaklarınızın sizin genel sağlınız hakkında birçok bilgiyi açığa çıkardığını biliyor musunuz? Tırnaklarınızın görünüşünde, şeklinde ve dokusunda oluşan değişiklikler bizlere örnek olarak;

• Koyulaşan tırnakların sedef hastalıgı belirtisi olabileceğini;

• Tırnaklarda olusan kırmızı beneklerin diyabet belirtisi olabileceğini;           

• Solup sararan tırnaklarin anemi hastalığı belirtisi olabileceğini göstermektedir.

Tırnak Bakımı Temelleri
Tırnaklarınıza yapacağınız özenli bir bakım, onları sağlıklı tutar ve özellikle onları daha iyi keşfedebilmenize yardımcı olur.

Eğer tırnaklarınızın şeklinde veya renginde değişiklik gözlemliyorsanız, üzerinde siyah veya beyaz küçük çizgiler oluşuyorsa, girinti çıkıntılar veya kabarma meydana geldiyse, ve son olarak eğer tırnak bölgelerinizde acı duyuyorsanız mutlaka doktorunuz ile görüşmelisiniz.

Sağlıklı alıskanlıklar edinerek ve tırnak bakımı hakkında küçük de olsa bilgiye sahip olarak, olası birçok tırnak sorununun rahatça önüne geçebilirsiniz.

Tırnaklarınızı keserken, temiz ve keskin bir tırnak makası, veya temiz ve keskin bir kıskaçlı tırnak kesme makinesi kullanın.

Tırnaklarınız İçin En Güzel Öneriler
Eğer tırnaklarınıza oje sürüyorsanız, temizlemek için kullandığınız aseton ve benzeri tarzı kimyasalları haftada bir defadan fazla tırnaklarınıza sürmeyin.

Gittiğiniz güzellik salonlarında, manikür ve pedikür aletlerinin yüksek ısı ile bakterilerini öldürmeye yarayan steril temizleme aletlerinden mevcut olduğundan emin olun. Veya kendi aletlerinizi götürerek, temizliklerinden çok emin bir şekilde tırnak bakımı yaptırın.

Tırnakların etrafını çevreleyen deriyi koparmayın, kesmeyin ve tahriş etmeyin. Tırnağın enfeksiyon kapmasina neden olabilir. Bu etleri tahta çubuklar kullanarak geriye doğru nazikçe itiniz. Bu işlemi sıcak duştan sonra yaparsanız, etler yumuşak olduğundan daha kolay olacaktır.

Kaynak:trendy

YASAL UYARI:saglikhaberleri.bloggum.com bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir zaman bu bilgiler tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.