| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

saglık

4 "bebek bakımı" etiketi kullanan gönderi "bebek bakımı" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Gülen bebek anneyi uçuruyor

Gülen bebek anneyi uçuruyorBebeğin gülümsemesinin, annenin yüreğini ısıtmanın yanı sıra beynindeki ödül merkezlerini harekete geçirdiği bildirildi. Amerikalı bilim adamlarının, MRI kullanarak yaptığı araştırma, anneyle bebek arasındaki yegane bağın incelenmesi ve bu ilişkinin bazen nasıl olup da tersine geliştiğinin anlaşılmasına yardımcı olacağı belirtildi. Araştırma çerçevesinde, ilk kez anne olan 28 kadının beyinlerinin, 5 ila 10 aylık bebekleriyle diğer bebeklerin fotoğraflarına baktıklarında MRI yöntemiyle tarandığı belirtildi.

Bebeklerin bazı fotoğraflarda gülümsediği veya mutlu olduğu, bazılarında da üzgün ve anlamsız bir ifadeye sahip oldukları, annelerin kendi bebeklerinin fotoğraflarını gördüklerinde beyinlerinin ödülle bağlantılı kilit merkezlerinde, kan akışının artması nedeniyle aydınlanma gözlendiği kaydedildi.

Araştırmacılar, söz konusu bölgelerin düşünme, hareket, davranış ve duyguyla bağlantılı olduğunu, böyle bir etkinin, uyuşturucu bağımlılığıyla ilgili olarak yapılan araştırmalarda da görüldüğünü söylediler.

Annenin beynindeki bu aydınlanmanın en güçlü görüldüğü anın, gülümseyen bebeklerinin fotoğraflarını gördükleri zaman olduğu, bebeklerinin üzgün ve anlamsız ifadelerinin annenin beyninde bu denli bir etki yaratmadığı kaydedildi.

Araştırmada, annelerin beyinlerinde, kendi bebekleriyle tanımadıkları bebeklerin ağlarken çekilmiş görüntülerine verilen tepkinin çok az farklılık gösterdiği, genel anlamda anne beynindeki bu bölümlerindeki hareketliliğin, kendi bebeğini gördüğünde diğer bebeklere oranla daha güçlü olduğu tespit edildi.

Baylor Tıp Fakültesi'nde görevli bilim adamı doktor Lane Strathearn, anneyle bebeği arasındaki ilişkinin çocuğun gelişimi açısından çok önemli olduğunu hatırlatarak, annenin, bebeğinin gülümseyen yüzünü görmesinin, onu doğal olarak "uçurduğunu" söyledi.

NEW YORK (A.A)

Çocuklarınızla gülün

Çocuklarınızla gülünGülmenin sağlık için yararlı olduğu hep söylenir. Son yapılan araştırmalar günde en az 15 dakika gülmenin sağlık için çok yararlı olduğunu doğruluyor. Hem kendi sağlınız hem de çocuğunuzun sağlığı için ona gülmeyi öğretin ve bulduğunuz her fırsatta beraberce gülün!

Gülmenin pozitif etkileri:
-Kalp atışlarınızı ve nefes almanızı hızlandırır, böylec damarlarınız genişliyor ve bu etki kalpinize sorun yaratacak etkenlerin olşmasını engelliyor

-Bağışıklık sisteminzi güçlendiriyor, enfeksiyonlara karşı koruma yaratıyor

-Stres hormonunun salgılanmasını azaltıyor

-Metabolizmanızı hızlandırıyor

-Rahatlamanızı sağlıyor

-Endişe ve geriliminizi azaltıyor

-Keyfinizi ve pozitif bakış açınızı olumlu yönde etkiliyor

-Soyut ve yaratıcı düşünmenizi sağlıyor

-İnsanlar arasında yakın bir ilişkinin oluşmasına yardımcı oluyor

Çocuğunuzu gülmesi ve şaka yapması için cesaretlendirin!

Çocukluk çağında başlar gülmeyi ve şaka yapmayı öğrenmek. Zihinsel olgunluk gerçekleştikçe de yapılan şakanın ve gülünen olgunun içeriği ve şekli değişir. Çocuğunuzu insanoğluna verilen bu nimetten mahrum etmeyin, bol bol gülün ve ona gülmeyi, gülmekten keyif almayı öğretin.

-Küçük çocukları eğlendirmek için onlara kelimelerle şakalar yapmak yerine sürprizler yapabilir, bazı absürd davranışlar sergileyebilir, komik resim ya da hareketler yapabilirsiniz.

-Anaokulu dönemindeki çocuklar için normal olmayan şeyler genelde komiktir. Örneğin yemek masasında yemek yiyen bir köpeğin resmi ya da gözlük takmış bir balığın gazete okuması gibi. Oyuncakları üzerinde bazı değişiklikler yaparak onu eğlendirebilirsiniz.

-Çocuğunuzun da bildiği bir şarkıyı sözlerini karıştırarak söyleyebilirsiniz. Çocuğunuz bundan keyif alacak ve sizin hatanızı düzeltecektir. Bu aktivite ayrıca ona yetişkinlerinde her şeyi doğru yapamadığını göstererek kendine güvenmesini sağlayacaktır.

-Ona komik hikayeler okuyabilirsiniz.

-Taklit yapabilirsiniz. Bildiği bir kişiyi ya da bir hayvanı seçerek ve abartılı davranışlar göstererek taklit yapabilirsiniz.

-Kafiye oyunları oynayabilirsiniz. Çocuğunuzla beraber aklınıza gelen kafiyeli kelimelerden bir şarkı ya da şiir yaratabilirsiniz. Emin olun bu onun çok hoşuna gidecek. Hem yaratıcı hem de sosyal bir aktivite!

-Kuklalarla oynayabilirsiniz.

Kaynak:bebekvecocuk

Bebeğinizi öpmeyin öptürmeyin

Bebeğinizi öpmeyin öptürmeyin
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Filiz Bakar, yenidoğan bebeklere çok fazla dokunmanın ve öpmenin enfeksiyona neden olabileceğine dikkat çekti.

“Bebeğinizi 3-4 gün sonra yıkayın”     

“Yenidoğan bebekler hastalıklara karşı savunmasız oldukları için korunmaları büyük önem taşımaktadır. Bebeğin sağlığı açısından aşırı koruma telaşına girmeden bazı konulara dikkat etmek faydalı olacaktır. Bebekler doğduklarında vernix kazeoza denen ciltlerinde koruyucu bir tabaka ile doğarlar.  Bu koruyucu tabaka bebekleri hem ısı kaybından hem de enfeksiyonlardan korur, ayrıca cildini nemlendirir. Bu nedenle bebekleri hemen yıkamayız, doğumdan 3-4 gün sonra yıkanmasını istiyoruz.
Hastaneden eve götürüldükten sonra bebekle çok fazla temasa geçmeyin. Yenidoğan bebek her türlü enfeksiyona açıktır. Bu nedenle bebeğe çok dokunulmasını, öpülmesini istemiyoruz. Enfeksiyonlu bir kişiden bebeğe enfeksiyon bulaşması kaçınılmazdır. Anne baba dışındaki kişilerin bebeği biraz uzaktan sevmelerini istiyoruz. Bebekle fazla temas edilmemesini istiyoruz. Ayrıca bebeğin bulunduğu evde başka odada bile sigara içilmemeli…

“Aşırı giydirmek huzursuz eder

Bebek, ne çok sıcağa ne de çok soğuğa maruz kalmaması gerekir. Bebekleri aşırı koruma eğilimi çok yaygın. Bebekler refleks olarak da sık hapşırırlar, bu durum aileyi üşütmüş olabileceği konusunda tedirgin eder ve bebek kat kat giydirilir. Aşırı giydirilme de bebeği huzursuz eder, terler, isilik oluşumunu kolaylaştırır. Oysa çok sıcaklarda tek kat giysi yeterli olabilir. Oda sıcaklığı bebek giyinik iken 22-23 derce civarında olmalıdır. Oda çok sıcak ise klima kullanılabilir, ancak bebek direk klima havasına maruz kalmamalıdır. Bebeklerin, sıcak havalarda her gün yıkanmasını öneriyoruz. Bebeğin cildi zarar görmesin diye her gün sabun ve şampuan kullanmak yerine bir gün sadece suyla, diğer gün sabunla yıkanabilir. Alt temizliğini de dikkatli yapmak gerekiyor. Bebeklerin altını temizlerken ıslak mendilleri birtakım allerjen maddeler içerdiği için önermiyoruz. Ilık suya batırılmış pamuk ile temizlenmesini tercih ediyoruz, kız bebeklerde ise özellikle temizliğin arkadan öne doğru yapılmasını öneriyoruz.”

Öneriler…

Alt temizliği ıslak mendil yerine ıslatılmış pamukla yapılmalı.
Bebek odasının ısısı 22-23 derce civarında olmalı.
Evde sigara içilmemeli
Enfeksiyon riski açısından bebekler çok sık öpülmemeli.
Bebeğin çamaşırları sabun tozu ile yıkanmalı.
Bebeğin rahatlaması açısından sıcak havalarda her gün yıkamalı ancak her gün şampuan ve sabun kullanılmamalıdır. Onun yerine bir gün sadece su, bir gün de şampuan kullanılmalıdır.
Bebekler güneş ışınlarının dik geldiği öğlen saati dışındaki zamanlarda 15 dakikalık sürelerle cam arkasından gelen güneşe değil, direkt güneşe çıkarılmalı.

Çocuklarınıza sütlü kahve içirmeyin

Çocuklarınıza sütlü kahve içirmeyin
ADANA’daki Özel Ortopedia Hastanesi’nin Yönetim Kurulu üyesi ortopedi uzmanı Prof.Dr. Mahir Gülşen, kemiğin kalitesini yükseltmek için erken yaşlarda kalsiyum yüklemesi yapılması gerektiğini söyledi.

Prof.Dr. Mahir Gülşen, kemiklere en önemli gücü veren kalsiyumun büyüme çağının sonlarına doğru alındığını

kaydetti. Bunun için 26 yaşına kadar süt, yoğurt, peynir gibi kalsiyum içeren ürünler düzenli ve sağlıklı tüketilmesi gerektiğini kaydeden Prof.Dr. Gülşen, “Çünkü 26 yaşa kadar alınan kalsiyum kemiği daha güçlü kılıyor. O nedenle gençler kemiklerin korunması için önlem almalı. Düzenli beslenmeli, kalsiyumdan zengin gıdalarla beslenmeli. Sigara, alkol ve kahveden uzak durmalı” dedi.           

Prof.Dr. Mahir Gülşen, yetişkinlerin ve çocukların sütlü kahve içmelerinin de doğru olmadığını belirterek, şöyle konuştu:

“Ayrıca, çocuğunuza süt veriyorsunuz, tadını beğenmiyor. Süte kahve karıştırıp içiriyorsunuz. Kahvedeki kafein kemiğin kalsiyumu emmesini engelliyor. Bu büyükler için de geçerli. Kahveyle birlikte içtiğiniz sütün bir yararı olmaz. Ayrıca çocuğa tek başına süt içirmenin yanında bir de hareket etmesini, spor yapmasını sağlayın. Kemikler ancak hareketle sağlamlaşır. Kemiklerin görevi vücudu taşımak. Sürekli yatarsanız, oturursanız, beyin kemiğin kalsiyuma ihtiyaç duyduğunu fark etmez. Sürekli hareket ederseniz beyin kalsiyum ihtiyacı olduğu sinyalini verir. Kemikleri kuvvetli hale getirmek için hareket etmeli spor yapmalıyız.”

Esra KIRDÖK/ADANA, (DHA)
YASAL UYARI:saglikhaberleri.bloggum.com bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir zaman bu bilgiler tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangibir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.